Merhaba minik dostum! Ben, Kestel Gözede Mahallesi'nin en havalı buzdolabı, evet evet, Hoover'ın biricik buzdolabıyım! Bazen, o minik ellerinle kapımı açtığında içimden 'Vızzz!' diye bir ses yükselir, çünkü senin için en serin içecekleri ve en taze yiyecekleri saklarım. Ama bazen, tıpkı sen üşüdüğünde battaniyeye sarıldığın gibi, ben de hasta olabilirim.
Mesela, bir gün içimdeki soğuk hava kaybolur, tıpkı dondurman eridiğinde olduğu gibi. Ya da su damlaları birikmeye başlar, tıpkı sen ağladığında gözyaşlarının birikmesi gibi. İşte böyle zamanlarda, en yakın tamirci abilerim ve ablalarım yetişir! Onlar, benim doktorlarım gibidir. Ellerindeki sihirli aletlerle, içimdeki tüm sorunları 'Pıt pıt!' diye düzeltirler.
Onlar gelir, beni inceler, kalbimi dinlerler...pardon motorumu! Sonra, bana yeni bir parça takarlar veya küçük bir dokunuşla beni yeniden sağlığıma kavuştururlar. Ve ben, eskisi gibi, yine senin için en güzel yiyecekleri ve içecekleri saklamaya başlarım. Çünkü ben, senin buzdolabınım ve seni çok seviyorum! Unutma, ben de bazen hasta olabilirim, ama merak etme, tamirci abilerim ve ablalarım hep yanımda!